ANASAYFA| DERMANA NEDİR | DERMANA İÇERİĞİ | DERMANA KULLANIM ŞEKLİ | DERMANA KULLANANLAR | SİPARİŞ
 
Ana Sayfa
Dermana krem nedir
Dermana krem içeriği
Dermana krem kullanım Şekli
Dermana krem kullananlar
İletişim
SATIN AL









 

 

DERMANA KREM İÇERİĞİ



Aqua (Su)

Olive Oil (Zeytin Yağı Özü)

Cetearyl Alc

Stearic Acid,Cetearath – 12

Glyceryl Stearate

Balsam Oil,Trout Oil (Balsam Özü)

Wintergreen Oil (Wintergreen Özü)

Wildmustard Oil (Hardal Yağı Özü)

Rosemary Oil (Biberiye Yağı Özü)

Thymus Serpyllum Oil (Kekik Yağı Özü)

Sesamme Seed Oil (Susam Özü)

Aloe Vera Oil (Aloe Vera Yağı Özü)

Pepermint Oil (Nane Yağı Özü)

Clove Oil (Karanfil Yağı Özü)

Camphor (Kafur Yağı Özü)

Zingiber Officinialis Ext. (Zencefil Yağı Özü)

Apricot Seed Oil (Kayısı Çekirdeği Yağı Özü)

Cetrimonium Chloride

Microcristaline Wax

Prorylen Glycol

Grape Seed Oil (Üzüm Çekirdeği Yağı Özü)

Nipasol



Keklik Üzümü

Yaygın Adı: Keklik Üzümü
Latince Adı: Mitchella Repetıs
Familyası: Rubiaceae
Kullanılan Bölümü: Bitkinin Tümü

Keklik Üzümü Faydaları Ve Tanımı
Dört Mevsim Yeşil Bir Sarmaşık Olan Keklik Üzümü 30 Santimetreye Kadar Uzayabilir. Beyazımsı Sapı Yer Boyunca Uzanır. Yere Yapışık Bu Bitki Büyüdükçe "Dolaşık" Hale Gelir. Çiçekleri Beyaz Ve Genellikle Eşlidir. Küçük Kırmızı Meyveler Verir.

Keklik Üzümü Faydaları Ve Yetiştiği Yer
Kuzey Amerika'nın Doğu Ve Orta Kesimlerine Özgüdür. Ncufoundland'ın Güneybatısından, Minnesota, Florida Ve Tcksas'a Kadar Yetişir.

Keklik Üzümü Faydaları Ve Halkbilgisi Ve Geleneksel Kullanımı
Keklik Üzümü Hiç Kuşkusuz Amerika Yerlilerinin Bitkisidir. İngilizce'deki Takma Adı Olan "Kızılderili Kadın Sarmaşığı", Bitkiye, Bunu Kullanan Amerika Yerlisi Kadınları Gören Koloniciler Tarafından Konmuştu. Daha Çok İlaç Olarak Kullanılmış Olmasına Rağmen, Keklik Üzümünden Aşk İksiri Yapılır; Ayin Dumanı Hazırlanır Ve Gıda Olarak Da Kullanılırdı. Meyveleri Taze Halde Lüketilebildiği Gibi, Kurutularak Soslara, Ekmeklere Ve Keklere De Konabilirdi.

Keklik Üzümü Faydaları Ve Tıbbi Kullanımı
Keklik Üzümünün Amerika Yerlileri Arasında Kullanımı Çok Eskilere Dayanır. Sayısız Kabile Bitkiyi, Regl Dönemi Ağrı Ve Kramplarına Karşı; Regli Düzenlemek İçin; Ağır Kanamaları Hafifletmekte Ve Doğumu Başlatıp Kolaylaştırmakta Kullanmıştır. Keklik Üzümü Bugün De Bitki Uzmanları Tarafından Benzer Durumlar İçin Önerilir. Merhem Olarak, Emziren Annelerin Yara Olmuş Ya Da Çatlamış Göğüs Uçlarının Tedavisinde De Kullanılır. Keklik Üzümünün, Tanenler, Glikozitler Ve Sapoııinler İçerdiği Düşünülmektedir. Genel Olarak, Rahim Ve Yumurtalıklar Üstünde Güçlendirici Etkisi Olduğuna İnanılır. Düşük Yapmayı Tetikleyebileceği İçin Keklik Üzümü Hamile Kadınlara Önerilmez.

Kayısı Çekirdeği

Kayısı (Prunus armeniaca), Gülgiller familyasından gelir.


Karotenoidlerin; göz ve deri olmak üzere sağlıkta birçok etkileri vardır.
Fonksiyonel gıda; kendi içerdiği bileşikleri ile hastalıklardan koruyucu, önleyici ve/veya tedavi edici etkiye sahip gıda demektir.
Kayısı yaş ve kuru olarak; fonksiyonel gıdadır. Yani önleyici, koruyucu ve destek gıdalardandır. Yani sağlıklı ve iyi yaşam için gerekli gıdalardandır.
Sodyum düzeyi düşük, potasyum düzeyi yüksek olan kayısı, vücutta kan basıncının düzenlenmesinde, yüksek tansiyonun denetiminde önemli etkisi olan bir meyvedir.
Potasyum; elektrolit dengesi, sinir sistemi, kalp atışları, vücut beyin hücreleri ve kas dokusu içinde gerekli bir mineraldir.
Kuru kayısı; kabızlıkta tüketilebilir.
Kayısı suyu veya kayısı hoşafı tüketimi; özellikle ara öğünlerde ve akşam yemeklerinde daha yararlı olur.
Kayısı suyunun veya kayısı hoşafının; Ramazan ayında, iftarda yani oruç açarken içilmesi çok yararlı olur.
Kayısı, sindirim sorunlarına iyi gelir, stresi ve kansızlığı önler, cilt bozukluklarının tedavisinde etkilidir, büyümeye yardımcı olur, görmeyi güçlendirir, bağışıklık sistemini korur, kalp kasları ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar.
Kayısı çekirdeği yağı tüm ciltlere uygun doğal bir üründür.
Kayısı çekirdeği yağı, özellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.
Kayısı tohum yağı; % 50 yağ içeriği ve istenen yağ asidi oranından dolayı fıstık yağı gibi bir yağdır.
Kayısı çekirdeği yağı zengin içeriğiyle; cildi nemlendirip doğal canlılık ve parlaklık verir, sivilce ve akneyi temizler.
Amigdalin, birkaç nitriloside'den biridir.
Nitriloside'ler, çeşitli gıdalarda bulunan ve doğal, siyanür içeren maddelerdir, yani B17, yani Laetril
"elma, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz ve üzüm" çekirdeklerinde, acı badem, akdarı, buğday çimi ve esmer buğdayda (kara buğday, sert buğday, durum buğdayı, Siyez buğdayı,karakılçık buğdayı) bulunur
Kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin yani Vitamin B17 ((Nitriloside), yani (Laetril) kanser önleyici etkilere sahiptir. En fazla acı kayısı çekirdeğinde vardır % 6 civarında.
Günde 7 tane kayısı çekirdeği ortalama tüketim önerisidir.
Kayısı çekirdeği de fonksiyonel gıdalardandır.
Kayısı çekirdeği ve yağı, bileşimindeki yüzde 95 doymamış yağ asiti, yüzde 5 doymuş yağ asidi içeriği, içeriğindeki yüksek E vitamini ve ideal oleik-linoleik asit oranı ile kolestrol düzeyini düşürebilmesi, kabızlık giderici oluşu ve öksürük söktürücü oluşu gibi özellikleri de kayda değerdir.
Kayısı çekirdeği ve yağı, kozmetikte de kullanılmaktadır.
Kayısı çekirdeği; % 16.76 protein, % 5.17 selüloz ve % 41.7 oranında yağ içeriri.
Kayısı çekirdeği içeriğindeki yağ oranları; % 62 oleik asit ve % 28 linoleik asit , % 7 palmitik asit, % 2 palmitoleik asit, % 2 stearik asit.
Kayısı çekirdeğinin 100 gramında 113 mg magnezyum, 37 mg kalsiyum, 5 mg potasyum, 3 mg çinko, 2 mg demir, 2 mg sodyum, 4 mg B3 (niasin), 2 mg C vitamini, 0.3 mg B1 (tiyamin) vitamini ve 0.2 mg B2 (riboflavin) vitamini saptanmıştır.
Kayısı yağı da yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.
Karaciğer rahatsızlığı olanlar kayısıyı çok fazla yememelidirler.
Ayrıca mide rahatsızlığı olanlar olgun kayısı yemelidir.
Günde 3 adet kuru kayısı ortalama tüketim önerisidir.
Kayısı beyin ve sinir düzeninin iyi çalışmasını sağlar
Kayısı; karaciğerin kendini iyileştirmesini sağlar.
Kayısı; kemiklerin sağlığında rol oynar.
Kayısı; üreme düzeni üzerinde etkisi vardır ve cinsel gücü artırmaktadır.
Kayısı; sperm kalitesini artırır.
Kayısı; cildi, korur ve güzelleştirir.
Kayısı; iştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.

Alabalık

Alabalık (Salmo trutta), Salmonidae familyasının en tanınmış mensubudur ve Somon balığı ile yakın akrabadır. "Alabalık" diye adlandırdığımız balıkların ama hepsi sadece Salmo cinsine ait değillerdir. Salmonidae ailesinin arta kalanını oluşturan Oncorhynchus ve Salvelinus cinslerine ait olan balıkların bazılarınada "Alabalık" denilir. Alabalığın bir sürü çok yaygın olan veya sadece yöresel bulunan alt türlerine rastlanır

Zeytin

Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır...Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.

Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-86 mm, genişliği de 5-17 mm'dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.

Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.

Kekik

Çimenlik tarla kıyılarında, orman kıyılarında ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde yetişir.Güneş ve sıcak istediği için,toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık yerlerde çoğalır.Güneşli öğle sıcağında menekşe renkli çiçeklerden güzel koku yayıldığından,Haziran-Ağustos arası toplanır. Şifası yapraklarındadır. Bunlar saplarıyla toplanır, gölgede kurutulup ufalanır.

Kekik içerdiği timol sayesinde antiseptik, güçlendirici ve uyarıcı etkisi vardır.Timol yada kekik kafuru virüs ve bakterileri uzaklaştırır.Kekik suyuyla yapılan banyolar vücudu dinlendirir.
Kekiğin çiçekli sapı idrar söktürücüdür.Vücuttaki yağları eritir.Bu özelliğinden dolayı vücuttaki suyu atar.Hem kilo vermeye, hem de vücuttaki kan sirkülasyonunu hızlandırdığından dolayı kalbe faydalıdır. Spazm gidericidir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Adet düzensizliği ve damar sertliğinde 30gr kekik, 1 litre suda haşlanır, her yemekten sonra birer kahve fincanı içilir.
Kan şekerini düşürür.Kekik-Tarçın.-1 su bardağı suya yarım kahve kaşığı kekik,yarım kahve kaşığı tarçın konur kaynatılır,süzülür. Sabahları aç karnına içilir.
Salgı bezlerini uyarıp düzenli çalışmasını sağlar. Her türlü karın ağrısını ve gazı gidericidir. İştah açıcı,hazmı kolaylaştırıcı,mide bulantısını teskin edici olarak kullanılır.Bağırsak parazitlerine karşı etkidir.Kaynatılarak suyu balla içilir.
Düşükleri kolaylaştırır.
Baş ağrılarına iyi gelir.Geçici olarak tansiyonu düşürür.
Hafızayı kuvvetlendirir,kalp sancısına iyi gelir. Ödü buruna damlatılırsa da zihni sadeleştirir, hafızayı yeniler. Ciğeri sara hastalığına karşı iyi gelir.
Sinirsel yüz ağrılarında kullanılır.Kekikotu,papatya ve civan perçemi ,güneşli havada toplanıp bir kuru bitki yastığı hazırlanıp uygulanır.Diğer taraftan da aynı bitkilerin karışımından hazırlanmış çay içilir. Eğer krampta varsa kurutulmuş Kurtpençesi yastığı da uygulanır.(Başlangıçta İsveç şurubu kompresi hafif bir rahatlık sağlayabilir.)
Soğuk algınlığında kekik otu pekmezi yemeklerden önce kullanılır.Balgam söktürücüdür.Öksürük,Astım krizini yatıştırmaya, bronşit ve uykusuzluğa iyi gelir:Kekik otu ve sinirli ot karışımından hazırlanan çay,limon ve nöbet şekeri ile karıştırılarak kullanılmalı.Bu çay günde 4-5 kez hazırlanır saatte bir yudum alınarak gün boyuna yayılmalı.(Özellikle çocuklarda) 5? er gram kekik,sirke ve biraz tuz ile içilir.
Öksürüğe,bal ile macun yapılıp yenir.(Soğuktan kaynaklanan) Kesme şekerin üzerine günde 3 defa kekik yağı damlatılıp yenir.
Ağız antiseptiğidir.Diş ağrısını giderir.Kimyon ve sirke ile kaynatılıp gargara yapılır. Çocuklarda kansızlığı önler. İshallere ve zehirlenmelere faydalıdır.
Kötürümlükte,sinir hastalıklarında,romatizma ve burkulmalarda kullanılır.Kekik otu banyoları yapılır.İçten, günde 2 fincan kekik otu çayı içilir.Dıştan bitki yastığı yatmadan önce ısıtılarak uygulanır. Yastık, mide ve dölyatağı hastalıklarına da iyi gelir.
Tifo hastalığında 20 dakikalık kekik otu banyosu yaptırılır.
Yara yanık ve apseleri iyileştirir. Ezik, burkulma, şişlik, morartı ve gut hastalığı, felç tedavisinde, romatizmada kullanılır. Tırnak düşerken oluşan yaraya antiseptik olarak kekik yağı sürülür. Kekik yağıyla yapılan masaj kan dolaşımını arttırır, romatizmaya da iyi gelir. Kekik yağı mide, baş, ve diş ağrılarına iyi gelmekle birlikte tümör yapıcı madde olduğu ve karaciğer üzerinde zararlı etkileri olduğundan dikkatli kullanılmalıdır.
Egzama ve uyuzda kaynatılarak banyoda sürülür.
Sara krizlerine karşıda önerilir.Günde 2 fincan çay,yıl boyunca,10 günlük aralarla 2 veya 3 haftalık kürler dahilinde içilir.
Afrodizyaktır.
Alkol bağımlılığında; bir avuç dolusu bitki,1 litre kaynar suda haşlanır,üstü kapanır ve demlenmesi için 2 dakika beklenir.Çay termosa doldurulur ve alkolik kişiye her 15 dakikada bir yemek kaşığı içilir.Bunu mide bulanması ,kusma,dışkı- idrar çıkarma,terleme, yeme-içme için duyulan iştah izler.Bu uygulama gerektiğinde yenilenmelidir.
Saç bakımı için;kafa derisindeki mikropları öldürür. Kan dolaşımını hızlandırır. Dökülen saçların yerine yenisini çıkarır, saçın fazla yağını alır. 6 bardak kaynatılmış suya 1 avuç kekik konur, üstü kapalı olarak 5 dk. kısık ateşte kaynatılır, demlenir ve tülbentten süzülür. Temiz saç bu tonikle ovulur. 125gr kekik, 1litre suda haşlanarak saç banyolarında kullanılırsa, kırılan, dökülen saçları canlandırır, hoş bir parlaklık verir.
Kekikten doğal boyamacılıkta da yararlanılır. Yapraklarından çeşitli mordanlarla bej, gri ve haki renk elde edilir. Yün ve pamuk ipliklerinin boyanmasında kullanılır.
Şap hastalığına karşı, hayvanın ağzı kaynatılmış kekik suyu ile yıkanır. Hayvanların dişeti iltihabında bir miktar kekik, şarapla karıştırılarak sürülür.

Zencefil

Zencefil; tropikal iklim karakterindeki coğrafi alanlarda yaşayan ve yetişen yumru köklü sarımtırak bir bitkidir. Düğümler şeklinde yetişen kökleri genelde toprağın 15-25 cm altındadır.

Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir zencefil. Zencefil özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit "bitkisel" şifa uygulamalarında kullanılan bir bitki çeşididir. Özellikle çin ve hindistan dolaylarında zencefil 2000 yıldır bilinir ve çok aktif olarak kullanılır. Örneğin çinde "zencefil bitkisi"; hazımsızlıklarda ve çeşitli mide hastalıklarında, diare(su kaybı ishal)'de ve mide bulantılarının tedavilerinde kullanılırken, Hindistanda Zencefil bitkisi; genellikle eklem iltihaplanmalarında, colic tedavilerinde(bu bağırsaklarda meydana gelen gaz spazmlarıdır ve oldukca ağrılıdır özellikle çocuklarda sık görülür) ve hayati göstergelerin düzeltilmesinde kullanılır. Aslına bakarsanız zencefil bitkisi bütün bir dünyada aranılan ve sevilen bir çeşit baharattır. Bu bitkinin bu haklı şöhreti özellikle soğuk algınlıklarana birebir olmasından kaynaklanmaktadır. Zencefil bitkisinin soğuk algınlıklarına çok iyi geldiği bütün bir dünyada bilinen bir gerçektir. Son Olarak; zencefil asya da en azından 4,400 yıldır kullanılan iyi bir baharat ve iyi bir destekleyici şifahi bitki türüdür. Tropikal iklimlerin bereketli topraklarından bütün bir dünyaya armağandır zencefil.

Kafur

Diğer İsimleri : Kafur, Camphree, Camphora

Botanik Bilgi
Kışın yaprakalrını dökmeyen sürekli yeşil kalan bir tropikal bitki olup yetiştiği yöreye göre boyu 50 ve çapı 5 metreyi bulan vede 1000-2000 yıl yaşayabilen uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları 5-10 cm uzunluğunda 3-5 cm eninde , uzun saplı, kenarları düz, üst yüzeyi sarımsı yeşil, alt yüzeyi soluk yeşil ve ortasında derin bir damarla ondan sağa sola ayrılan yan damarlara sahiptir. Çiçekleri demet dallarının uc kısmında uzun bir sap üzerinde çok küçük sarımsı boz çiçeklerden meydana gelir.
Kafurağacının odunu subuharı ile damıtılarak kafur yağı (kafur eterik yağı ) eldeedilir ve bu eterik yağ aroma tedavisi, natürel ilaç ve kafur ispirtosu yapımında kulanılır.

Yetiştirildiği Yerler
Türkiyenin Marmara, Eğe ve Akdeniz bölgesinin sıcak olan bölgelerinde veya evlerinde yetiştirmek mümkündür.

Faydaları
Kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarında kullanılır.
Öksürük, üşütme, bronşit, ve balgama karşı kullanılır.

Soğutucu ve iltihapları önleyici özeliğinden dolayı romatizma, kas ağrıları, burkulma, morarma ve ezilmeye karşı hariçen merhemi kulanılır.

Kafur ağacı (Cinnamomum camphora), defnegiller (Lauraceae) familyasından vatanı, Güney Çin, Güney Japonya ve Formoza gibi uzak doğu olan, 20-30 m uzunluğa ulaşabilen, tabii ormanlar meydana getiren ağaç türü.

Kafur ağacı uzun yıllar (2000 yıl) yaşar. Tropik bölgelerde kültürü yapılır. Ağacın yaprağında, gövde kabuğunda ve odununda bulunan yağ hücrelerinde Camphora (kafur) meydana gelir ve yaşlı gövdelerde yarıklar içersinde kristalleşir. Sonra dal ve gövdelerinin su buharı distilasyonu ile kafur elde edilir.

Nane

Dünyada 25-30 kadar türü bulunan, sağlık açısından son derece faydalı, hoş kokulu bir bitkidir. Daha çok nemli yerleri sever.

Nanenin Faydaları
İştah açar. Sinirleri yatıştırır ve vücuda rahatlık verir. Strese ve baş ağrısına iyi gelir. Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır. Ateşi düşürür. Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır. Sindirimi kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur. Ülsere ve mide yanmasına iyi gelir. Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önler. Grip, bronşit gibi soğuk algınlıklarında ve öksürükte faydalıdır. Diş ağrısını ve ağız kokusunu giderir. Anne sütünü arttırır. Sinirsel iktidarsızlığa iyi gelir.

Nane Nasıl Kullanılır?
Nane, salata ve yemeklere güzel kokusu ve farklı tadıyla ayrı bir lezzet katmak için kuru ya da taze olarak katılabilir. Ayrıca, nane çayı hazmı kolaylaştırmak için yemeklerden sonra içilebilir. Naneden elde edilen nane yağı da çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Yapraklarından hazırlanan nane çayı sakinlik verir. Soğuk algınlığı ve mide bulantısını giderir. Sindirimi kolaylaştırır ve bağırsaktaki gazları söker. Nane suyuna bir miktar sirke katılıp içilirse iç kanamaları durdurmaya yardımcı olur. Nanenin sakinleştirici etkisi nane yağı için de geçerlidir. Nane yağı ciltteki yanık lekelerini gidermekte ve soğuktan kaynaklanan şişlikleri indirmede etkilidir. Nane kaynatılıp buharı koklanırsa solunum yollarını açar ve soğuk algınlığına iyi gelir.

Pelesenk

Yetiştiği Yerler
Pelesenk ağacının yoğun olarak yetiştiği bölgeler Doğu Hindistan, Batı Hindistan , Cava, Seylan ve Brezilyadır.

Yapısı
Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu geniştir iri ve dağınık gözeneklidir. Çok ince ve belirsiz özışınları vardır. Damar kesitinde zengin damar desenleri bulunur. Yılhalkaları ince ve sıkı yapılıdır. İlkbahar ve sonbahar dokuları arasında belirli renk ve yapı farkı yoktur.

Rengi
Pelesenk ağacının dış odunu sarı, iç odunu çikolata kahverengi ile mor arasında değişir. Ayrıca iç odunda belirli siyah ve mor damarlar bulunur.

Özellikleri
Pelesenk çok sert bir ağaçtır. Kururken az çeker, az kamburlaşır. Zor yarılır. Gevrek bir yapısı vardır. Zımpara tozları solunum organlarında rahatsızlık yapar. Basılma, ezilme, çizilme, aşınma gibi fizik etkilerine dayanımı iyidir. Değişik hava koşullarında üstün bir dayanım gücü gösterir. İyi işlenir. Çok boyar madde taşır. İyi verniklenir. Ancak polyester, poliüretan türünden kimyasal verniklerde olumsuz sonuçlar oluşturur.

Ağırlığı
Hava kurusu pelesengin özgül ağırlığı 0.85 gr/cm3 tür.

Kullanılışı
Çok canlı görünüşü ve damar süsleri olan bir mobilya ağacıdır. İç mimarlıkta ve mobilyada kaplama olarak yaygın bir kullanılma alanı vardır. Tornalı işlerde, müzik âletlerinde, ağaçtan yapılan sanat eserlerinde de aranan bir gereçtir.

Biberiye

Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarında, yaprakların tabanlarında bulunur. Meyveleri esmer renkli ve fındıksıdır. Kuşdili olarak da bilinir.

Türkiye'de yetiştiği yerler
İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Kullandığı yerler
Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarıcı olarak haricen kullanılır. Birçok preparatlarin terkibine girer. Ayrıca hazımsızlığı giderir. Çarpıntıları keser. Yarim bas ağrılarını (migren) keser. İdrar ve adet söktürür.
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu Akdeniz havzası olup ülkemizde Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridinde yetişen, çokyıllık çalı görünüşlü bir bitkidir. 2 m'ye kadar boylanabildiği ve kışın yapraklarını dökmediği için bahçelerde süs ve çit bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bitkinin gövdesi karemsi kesitli ve yeşilken, ikinci yılında odunsulaşır. Yaklaşık 2 cm. boyundaki iğne gibi ince uzun yapraklarının üstü parlak koyu yeşil ve altı gri renklidir. Bu yapraklar içe doğru kıvrılırlar. Yaz boyunca açan küçük çiçekleri mavi ya da eflatuni renklidir. To humları küçük, yağlı ve sarı-kahverengidir. Biberiye bitkisi, to humlarıyla ya da ağır büyüdüğü için gövde kalemleri veya daldırma yöntemleriyle çoğaltılır. Biberiyenin içerdiği uçucu yağlar arasında başta bomeol olmak üzere linalol, kamfen, sineol ile kafuru ve bitkide ayrıca tanen, reçine ile diğer etkili maddeler vardır. Bu nedenle yaprakları ve ince sürgünleri çok hoş kokan biberiye, taze olarak salatalara, kurutulup baharat olarak da et yemekleri ve diğer yiyeceklere katılır.

Tıbbi Etkileri Ve Kullanımı
Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel bir güzelleştiricidir. Önce bitkinin tıbbi etkilerinden söz edelim

Kan dolaşımını hızlandırır.Kılcak damarları açar.
Karaciğeri tedavi eden bitkilerin başında gelir.
Biberiye yağı,kanser tümörlerinin ve vücuttaki yağ bezelerinin zamanla eriyerek kaybolmasını sağlar.
Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek yendiğinde) yardımcı olur.
Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
Safra salgısını artırır.
İdrar söktürücüdür.
Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler. İyi bir adet söktürücüdür.
Etkili bir toniktir.
Bu etkileri sağlamak için, biberiyenin yaprak ve taze sürgünleri yaz boyunca toplanır. Bitkinin tıbbi etkisi, çiçek açtığı zamanlarda en fazla olur. Yaprak ve ince sürgünler, aşın sıcak olmayan, çok havadar ve gölge bir yerde ağır ağır kurutulur. Bir bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı yaprak ve taze sürgün konulup 10-15 dakika demlendirilerek yapılan infüzyon istendiği kadar içilebilir.

Bitkinin öteki tıbbi etkilerini şöylece sayabiliriz

Kas ağrılarını, siyatik ve nevraljiyi hafifletir
Romatizma ağrılarını azaltır.
Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler. Bu nedenle özel şampuanların yapımında kullanılır.
Bu etkileri sağlamak üzere, biberiyenin yaprak ve genç sürgünleri suya atılıp iyice kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyon, ağrılı yerler ya da saç dipleri elle iyice ovularak deriye yedirilir.
Güzellik kremlerinin bazılarının bileşiminde de bulunan biberiyenin cildi güzelleştirici niteliklerini de şöylece sıralayabiliriz

Biberiye infüzyonu ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir .
Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette banyo yapıldığında cildi derinden temizler , teni kayganlaştırır ve güzelleştirir. Şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır.

Bitkinin yaprak ve genç sürgünleri ezilerek yapılan lapa, kırışıklıkları gidererek cildi güzelleştirir.

Ülkemizde bir kaç bölgede doğal olarak yetişmekte ve az miktarda bulunduğundan Orman Bakanlığı'nın denetiminde istihsaline izin verilmektedir.Özel teşebbüs ise bitki özü üretmek ve yaprak olarak ihraç etmek amacı ile kültür dikimini yapmaktadır.

Karanfil

15-20 metre yüksekliğinde, kışın yaprak dökmeyen bir ağaç olan karanfil ağacının çiçeği ve tomurcukları kurutularak hoş kokulu bir baharat olan karanfil baharatı elde edilir. Ayrıca, çiçeklerinden karanfil yağı çıkarılır.Karanfilin Faydaları
Antiseptiktir; Mikropları öldürür. Diş ağrılarını kesmeye yardımcı olur. Ağrı kesici ve mikrop öldürücü özelliği nedeniyle özellikle dişhekimliğinde faydalıdır. Ağız kokusunu giderir. Bu nedenle sarımsak, soğan ve sigara kokularını bastırmakta etkilidir. Gaz söktürücüdür. Uyarıcıdır. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalbi ve hafızayı kuvvetlendirir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Baharat olarak iştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mideye ve göğse kuvvet verir. Karanfil çiçekleri balgam söktürücüdür. Öksürüğü keser. Cinsel isteği arttırır. Mide bulantısını ve kusmayı önler, ateşi düşürür. İshali keser.

Karanfil nasıl kullanılır?
Karanfil tohumu toplanıp kurutulduktan sonra suda kaynatılarak karanfil çayı yapılabilir. Karanfil çayı içerisine tarçın da eklenirse boğaz ağrısı için güzel bir bitkisel çay hazırlanmış olur. Karanfilden karanfil yağı da çıkarılır. Karanfil yağı romatizma şikayetlerini azaltıcı etkisi nedeniyle romatizmalı bölgeye sürülürse faydası görülür. Karanfil çiçeği balla karıştırılıp yenirse iktidarsızlığa iyi gelir. Karanfil çiçekleri kaynatılıp elde edilen şurup ateşli hastaları terletmek ve ateş düşürmek için kullanılır. Ayrıca, balgam söktürücü ve öksürük kesicidir. Karanfil kökü haynatılıp içilirse ishali keser, mide ve bağırsak bozukluklarını giderir.

Aloe Vera

Tıbbi sarısabır (Aloe vera), Asphodelaceae familyasından tıbbi amaçlarla kullanılan bir sarısabır türü. Yaprak, iki bölümden, meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.
Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çeşitli bilimsel araştımalarda immunostimülan olduğu gösterilmiş olan asemannan, glukomannan, mannoz-6 fosfat, aloerid gibi polisakkaridler; çeşitli enzimler, deneysel olarak antihistaminik olduğu gösterilmiş olan alprogen; yine çeşitli çalışmalarda kan kolesterol düzeylerine ve selim prostat hipertrofisine etkili olduğu bildirilen lupeol, beta-sitosterol ve kampesterol gibi steroller ile lignin, salisilat gibi maddeler bulunmaktadır. Antrakinonları içeren kabuk bölümü suyunun uçurulması ile elde edilen ve laksatif olarak kullanılan kısma Aloe denir. Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü renksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bu iki kısım devamlı şekilde kavram karışıklığına neden olduğu için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün Seçilmiş Tıbbi Bitkiler monografında ayrı bölümler halinde incelenmiştir.
Aloe vera jel inin gerek yüzeyel kullanım, gerekse besin tamamlayıcısı olarak içecek şeklinde hazırlanması, özel yöntemler gerektirmektedir ve ürünler, günümüzün son derece gelişmiş analiz yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.

Üzüm Çekirdeği

Üzüm çekirdeği faydaları denilince ilk akla gelen güçlü antioksidan etkisidir. Üzüm çekirdeğinin faydası proanthocyanidin adlı maddeden kaynaklanır. Bu madde bugüne kadar tespit edilmiş en güçlü antioksidandır. Mitolojide tanrıların besini olarak sözedilen üzümün bugün de çekirdeğindeki faydaları araştırmalarla ortaya çıkmakta ve doğal ilaçlar arasındaki yerini sağlamlaştırmaktadır. En güçlü antioksidan olan üzüm çekirdeği başka bir anti oksidan olan C vitamininden 20 kat daha güçlüdür.

Antioksidan nedir ?
Serbest radikaller ve antioksidanlar
Antioksidanlar serbest radikalleri etkisizleştirir. İnsan vücudunda serbest radikal (oksidan) denilen maddelerle onların zarar verici etkisini gideren antioksidanlar bulunur. Otuzlu yaşlara doğru denge antioksidan aleyhine bozulmaya başlar ve bunun sonucunda kanser gibi önemli hastalıklara zemin hazırlanır.Antioksidanlar vücuttaki oksidasyonu engellerler. Yaşlanma ve kanser gibi olayların temelinde oksidasyon vardır. Üzüm çekirdeği DNA yı oksidatif zararlardan korur, yaşlanmaya ve kanser oluşumuna karşı mücadele eder.Serbest radikaller vücudumuzda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluştuğu gibi sigara, kirli hava gibi faktörlerle dışardan da gelebilir.

Üzüm Çekirdeği Ne İşe Yarar - Üzüm Çekirdeği Faydaları Nelerdir ?
Üzüm çekirdeği yararları bakımından geniş bir alana sahiptir.
Üzüm çekirdegi faydaları ilk olarak Fransız tıp profesörü ve kimyacı Jack Masquelier tarafından tespit edilmiştir. 1950 yılında Fransada üzüm çekirdeğinden damar koruyucu ilaç yapılmıştır.
Üzüm çekirdeği damarları korur. Damar sertiğini önler. Kalp krizi riskini azaltır. İyi kolesterolün yükselmesine kötü kolesterolün azalmasına katkıda bulunması üzüm çekirdeğinin faydaları arasındadır.
Üzüm çekirdeği antioksidan etkisi ile kansere karşı koruyucudur. Bu yönüyle kanserin engellenmesine yardım eder. Aynı zamanda kanser tedavisinde meydana gelen olumsuzlukların daha az yaşanmasına katkıda bulunduğu da tespit edilmiştir.
Zayıflamış kan damarlarını kuvvetlendirir. Yüksek tansiyon hastalarında kılcal damarları güçlendirdiği görülmüştür.
Gözlerdeki kılcal damarlarda kan dolaşımını kuvvetlendirir. Gözün saydam tabakasını korur. Devamlı bilgisayar kullananların göz sağlığını korumaları için de uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.
Yaşlanmaya bağlı görme gücünde bozulma meydana gelmesi gibi sorunları engelleyici özelliği vardır. Maküler dejenerasyon ve kataraktan koruması üzüm çekirdeğinin göz sağlığı için önemini gösterir.
Üzüm çekirdeği özü kan ve lenf dolaşımını düzenler.
Cildin bağdokusunda olan kollajeni güçlendirir. Uzum cekirdegi cilt üzerinde de olumlu faydalar sağlar. Bağ dokusunu kuvvetlendirerek cildin sarkamasını önler.
Solgun cansız cilde sahip olanlar ve cilt kırışıklığından şikayet edenler için üzüm çekirdeği doğal bir yardımcıdır. Cildin daha sıkı ve elastik olmasını sağlar. Hücre yenileyici etkisiyle cildin güzelleşmesini sağlar.
Hücre koruyucu etkisinden dolayı kozmetik alanında da oldukça popüler olmuştur. Cilt ve dudak koruyucu ürünler, yüz ve vücut kremleri gibi ürünlerde de kullanılmaktadır.
Üzüm çekirdeğinin yararları arasında histamin salgısını azaltarak alerjiye karşı önleyici etkide bulunması da vardır.
Basur ve varis gibi toplardamar yetersizliklerinde yararlıdır.
Üzüm çekirdeğinin faydası sedef ve egzama gibi deri rahatsızlıklarında da önemlidir.
Dişetinde kanama sorunu olanlar içinde üzüm cekirdegi faydalıdır.
Saç sağlığı ve üzüm çekirdeği
Üzüm çekirdeği saç büyümesini uyarabilir. Üzüm çekirdeği ile yapılan bir araştırmada saç hücrelerinin arttığı görülmüştür.
Üzüm çekirdegi C vitamininin etkisini artırır.

Susam

Tanımı Ve Önemii
Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu (30-125 cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylüdür. Ülkemizde tarımı yapılan yağ bitkileri içerisinde önemli bir yeri olan susam, tohumlarında %50-60 yağ içeren yazlık ve otsu bir bitkidir. Bileşiminde ayrıca %25 protein bulunmaktadır. Besleyici özelliği ve lezzetinden dolayı insan besini olarak çok miktarda tüketilir. GAP'ın devreye girmesiyle bölgemizde sulanabilir 1997 yılında GAP bölgesinde susamın ekiliş alanı 40,642 ha olup,bu üretim alanından 9,548 ton susam elde edilmiştir.

Hastalık, Zararlıları ve Mücadelesi
Ekimden sonra bozkurt (Agrosit spp) ve fide devresinde görülebilen susam güvesi (Antigastra catalaunalist) ve çiçeklenmeden itibaren görülen beyaz sinek (Bemisia tabacil) zararlısına karşı uygun ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. Susam bitkisinde en çok görülen hastalıklar; solgunluk hastalığı, susam bakteri solgunluğu, yaprak leke hastalığı, susam alternaryasıdır. Bu hastalıklara karşı ekimden önce tohumlar, pazarda hazır bulunan tohum ilaçlarından biri ile ilaçlanır.

Hardal

Hardal, Brassicaceae (Turpgiller) familyasından tohumları baharat olarak kullanılan sarı çiçekli otsu bir bitkidir. On kadar farklı türü olmasına karşin üç ana türü genelde baharat olarak bilinir ve kullanılır. Bunlar
Beyaz, siyah ve kırmızı hardaldır. Kırmızı hardal Hint hardalı olarak da adlandırılır.





-

 


 
dermana krem ile romatizma kireçlenme eklem ve kas ağrılarını unutun, bel ağrısı boyun ağrısı sırt ağrısı  


 


























 dermana dermana krem dermana ağrı kremi

DERMANA KREM İÇERİĞİ